Ağustos, 2007 için arşivler

Hede Hödö

Son zamanlarda yazı yazamıyorum.. Çünkü yazılarımı insanlara harcamaktan kendime yazacak bir şey kalmıyor.. Can’ın dediği gibi yapıp “Bencil ol !” uyarısını yazılarımı kendime saklamaya başlayarak uygulayacak gibiyim.. Bence öyle. Yani insan bir kelime bitkisi ve kelimeler onun meyvesi.. Meyveler kopunca yenilerinin çıkması da zaman alıyor. Kendi ağacının meyvesini yemek insana ne kadar haz ve mutluluk verebiliyorsa yazabilmek de öyle.. Şimdi yazmayı çok istiyorum ama her noktadan sonra durmak beni deli ediyor. en iyisi yazma gücümü arttıracak şeyler yapıp daha sonra tekrar blog başına geçmek.. Lafmacun gibi.
:)

Kuş


Kuş..

Nasılsın bugün ? Seninle ilgilenemiyorum. Sıkılıyorsundur eminim. Daisyim de yok ki artık gelsin burnunu kafesine soksun, sen de onu gagalayarak sıkıntını atasın.

Sen de benim gibi özlüyor musun onu? 2 gündür yok bu evde ama sanki uzun zamandır yokmuş gibi hissediyorum. Yatağımın köşesi boş. Oyuncak topu bıraktığı yerde. Almaya kıyamadım.. Canı sıkıldığında kolumu tırmalamasını özledim. Pcde çok oturduğumda klavyeme atlamasını, balkondaki pis yer bezini oynamak için getirmesini, yastığımın kenarını kemirmesini özledim. ben onu çok özledim be kuş..

Seni nasıl bağıttırırdı değil mi? sen de seni sinir etmesini özledin mi ? Koca patilerini kafesine atmasını, kafesinin önünde havlamasını özledin mi? Ben onun suç işlemiş hallerini bile özledim. Sinirlenmeyi bile özledim.

Açsam kafesinin kapağını, uçup onun yerini bulur musun bana? Geri dön ama.. Yoksa babaannem seni bıraktığım için çok kızar bana.. Emanetsin.

Aynı senin renginde bi kuşum vardı benim. Sarışınım.. Onu da gönderdiler benden uzaklara. Ona da çok üzülmüştüm. Gidince sarışınımı da bulursun bana dimi kuş..? Daisymi de sarışınımı da getirirsin dimi?

Canım köpeğim, biricik daisyim.. Seni hiç unutmıcam. Yüreğimde bir yerlerde kalacaksın hep. mutlu bir yuvadasındır inşallah. beni düşünme. Alışırım yokluğuna.. Sen de alış yeni hayatına emi?

Uç haber kuşu.. git söyle bunları ona. Benim içinde öp onun o koca kulaklarından. Ablan seni çok seviyormuş de…

Kardeşimi kaybettim. Yasım geçicidir ama bendeki yeri ebedidir !

Appasından deyzesine…

o_O>Gulb!

Kocatepe

Odamda, yatağımdayım.

Yatağın üstünde yazmaya alışmam lazım sanırım. Çünkü gece herkes uyurken yazasım geldiğinde kimse rahatsız olmasın diye yatağımda alıcam kalemi elime..

20sinde açıklanmasını bekliyordum yerleştirme sonuçlarının. Ona göre hesaplamıştım. Ama erken ve beklenmeyen bir anda geldi. 16sında öğrendim Afyon’a gideceğimi..

Aslında rüyalarıma hep Afyon giriyordu. Sanki Allahım bana gösteriyordu hazırlıklı olayım diye.. Ama yine de çok şaşırdım. Muğla ya da Eskişehir beklerken onların hemen altındaki tercih.. 4. tercih, Afyon..

Ne yapardım ben orda ? Nasıl bir yerdi acaba ?..

Kafama milyonlarca soru birikti birden. Msnde “nereyi kazandım” diyenlere Kocatepe derken onlara küfür ediyormuş gibi hissettim kendimi.. Anneme haber verdiğimde Akdeniz tutmadı diye üzüldü, ama Afyon yakın diye bir yandan da sevindi..

Üstümdeki şoku attıktan sonra AKÜ’yü araştırmaya başladım. Hiç de fena değildi. Hatta kocaman ve güzeldi. Kanım ısındı. Ama insanları hakkında okuduklarım pe hoşuma gitmedi. Forumlara, sitelere üye oldum. AKÜ’de okuyan insanlarla tanıştım. En başta Tuğba olmak üzre bana çok yardımcı oldular.. Bölümümün yeni açılmış olması kötü oldu. Hakkında bilgi bulamadım… Fakat turizm bölümünün kötü olmadığını biliyorum..

Kısacası mutluyum.. AKÜ’lü olmaktan ziyade, artık üniversiteliyim :)

Deniz, hala polislikle, mülakatlarla, sınavlarla uğraşıyo
Arif, Isparta makina mühendisliğini kazandı.
Dilek, Çankırı’da meslek yüksek okuluna gidecek
Eda, Anadolu Üni-Açıköğretim işletme kazanmış..
Çağan, büro yönetimi Isparta..
Gülnur, söylemişti ama unuttum :/
İsmail, Karaelmasmış duyumlarıma göre..

Diğerleri bir sene daha dershane diyolar. Yine de başarmışım ben. Hatta ne “yine de”si. BAŞARMIŞIM BEN !

Yatakta yazması zormuş. Afyon’da bi kaç kez yatak üstü karalama yaparsam alışırım gibi..

Bekle beni Afyon ! Fetihe geliyorum :)

o_O>Gulb!