Bir pembe blog
Mart, 2010 için arşivler
Dam-La Fontaine
31 Mar
Bir rüya gördüm ki ne rüya! İddia ediyorum; La Fontaine’in aklına gelse, karga-tilki hikayesini sollardı allama! Gerçi rüyam için çok bilindik bir atasözü var, ama o bu kadar ayrıntılı olarak aydınlatmıyor insanı.
Böyle bana ilham gelse, rüyamda görsem her şeyi, sonra kendim üretmiş gibi paylaşsam insanlarla, sonra bu Tanrı bağışı yetenekle bir yerlere felan gelsem ne güzel olurdu lan : D
Neyse La Fontaine tadındaki rüyamla başbaşa bırakıyorum sizleri..
GÜVERCİN
Gözlerimi açtığımda çook büyük sarı bir çadırın içersindeydim. Aslında bu bir çadır değildi, incelediğimde anladım. Bu bir yaşam alanıydı, çadırın yer yer bazı yerleri pencere şeklinde açılmıştı. Sanki binanın güneş görmeyen boşluk bölümü gibiydi. -Neden sarı bir tenteyle çevrildiğini bilmiyorum, rüya dedim başta mantıklı şeyler beklemeyin
Az sonra mantık patlaması yaşatıcam zaten 8)- İnsanlar vardı pencerelerde yer yer, kimisi çayını hüpürdetiyor, kimisi çarşaf çırpıyor, geçinip gidiyorlardı bu tuhaf yerde.
Ve o boşluğun içi kuşlarla doluydu. Hepsi çadırda kendisine bir yer bulmuş, oraya tünemişti. Dışarı çıkan kuşlar, içeri giren kuşlar.. Aynı zamanda kuşların yaşam alanı, evleri olmuş bir yerdi burası.
Hayran hayran kuşları izlerken çadırın taa en tepesinde bir kuş çarptı gözüme. Çok mutsuz gözüküyordu, uçmuyordu, aç gibiydi, oraya tünemiş kalmıştı. Yanımdaki arkadaşıma “Şu kuşa yardım edelim.” dedim. “Saçmalama nasıl çıkacaksın oraya.. Boşver” dedi.
Dikkatle inceledim ve oraya uzanabileceğim balkon gibi bir şey görüp heyecanla merdivenlere yöneldim. Çıktım, çıktım, çıktım.. Ta en tepeye. Tentenin kesilmiş balkon şeklinde açılmış yerinden sessizce çıktım. Uzandım güç bela ve kuyruğundan tutuverdim kuşu. Ürküp debelenmeye başladı. Çektim aldım ellerime, kocamaaan bir güvercindi. Başetmek çok zordu, kaçmak için çırpınıyordu.. Sonra benimle konuştu..
“Ne yapıyorsun??!”
“Sana yardım etmeye çalışıyorum..”
Sonra çığlıklar atmaya başladı “Bırak benii!” diye, tutmakta çok zorlanıyordum. Hemen koşarak merdivenlerden geri inmeye başladım ve dışarı, güneşe, doğaya açılan bir pencere buldum. Açtım pencereyi diğer elimle onu zapdetmeye çalışarak. Dışarı doğru uzattım onu, “Hadi uççç!” dedim. Ama elime öyle bir kenetlendi ki bırakmıyordu. “Ama hadi uçç..!” diyerek elimi sallayarak onu bırakmak istedim, düşecek gibi oldu, daha sıkı tutundu ve iki kanat çırpmasıyla tekrar dengesini buldu.. “Ama neden? Neden uçmuyorsun?”
“Ben oraya gitmek istemiyorum.” Kanadıyla gökkuşağını, ağacı ve çiçeği göstererek.. “Onlar senin güzelliklerin, benim değil. Ben burada mutluyum, burda yaşıyorum. Bu çadır benim tüm güzelliğim. Senin doğruların olabilir, iyilik yapmak istiyor olabilirsin, ama gerçekten karşındaki için o bir iyilik mi hiç düşünmüyorsun.. Lütfen beni içeriye çek. Benim doğam burası, benim evim o sığındığım yer.”
Çok şaşırmıştım.. Hiç bir şey diyemedim.. Yavaşça onu içeri çekmekle yetindim ve içeri çekmemle en tepeye uçup eski yerine kondu, bana baktı ve nazikçe teşekkür ederek kafasıyla selam verdi..
Ve saat çaldı.. Uyandım
Bahar geldiğinde mi ben olurum böyle, böyle olurum bahar gelir, bahar gelir ben giderim, kafam karıştı lan.
19 Mar
Munzur munzur suratımın ortasına gözlerini dikip oynamak için kuduran kedim, her ne kadar yakamı paçamı çekiştirse de yazacağım huleyynn!
Sanırım o da yalnızlıktan kafayı yedi.. Kuyruğunu kovalarken garip sesler çıkartıyor, hatta kuyruğunu ele geçirme görevine kendini öyle bir adamış ki ikide bir yataktan büyük bir gürültüyle düşüp beni yerimden zıplatıyor. Doğaya salmama ramak kaldı kendilerini..
Ah şöyle kocaaaamaaan yemyeşiiiilll bahçesi olan bir evim olacaktı, bahçesinde 15 çeşit kedim, 8 çeşit itim olacaktı. Bilimum ördek ve tavuklarım yeni ektiğim tohumlarımı didikleyeceklerdi. Kocaman bir havuzum, havuzumda küçük, sevimli kızım, güneş karşıdan turuncu turuncu vuracaktı ^^
Aradım aranabilecek her yerde, ama bu hayalimi anlatan bir foto bulamadım. Şöyle içi sıcacık yapan bir bahçe fotoğrafı çekmeye adıyorum şu dakikadan sonra ömrümü
Tabi bu bahçe kendi bahçem olursa ne şahane ne şahane
Hayırlı cumalar diliyorum efenim. Gerçi hayırımı kaldı saat 14.00 oldu bile. O zaman şimdiden kutlu cumartesiler.. ^^


